<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sohbet , Chat , Sohbet Siteleri , Sohbet Odaları , Sohbet Kanalları , Çetleşme , Canlı Sohbet &#187; Dostluk hikayeleri</title>
	<atom:link href="http://www.cafesevda.com/category/hikayeler/dostluk-hikayeleri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.cafesevda.com</link>
	<description>Sohbet , Chat , Sohbet Siteleri , Sohbet Odaları , Sohbet Kanalları , Çetleşme , Canlı Sohbet</description>
	<lastBuildDate>Tue, 07 Feb 2012 23:00:21 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Çanakkale&#8217;den Bir Hikaye</title>
		<link>http://www.cafesevda.com/2009/12/02/canakkaleden-bir-hikaye/</link>
		<comments>http://www.cafesevda.com/2009/12/02/canakkaleden-bir-hikaye/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 17:11:02 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Asker hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Dostluk hikayeleri]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale'den Bir Hikaye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafesevda.com/?p=3438</guid>
		<description><![CDATA[Kocadere köyünde büyük bi sargı yeri kuruluyor. Kimi Urfalı , kimi Bosnalı , Kimi Adıyamanlı, Kimi Gürünlü, Kimi Halepli çok sayıda yaralı
getiriliyor&#8230;
Bunlardan biri Lapsekinin Beybaş Köyündendir ve yarası oldukça ağırdır.Zor
nefes alıp vermektedir.Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için
komutanının elbisesine yapışır.Nefes alıp
vermesi oldukça zorlaşır ama tane tane kelimeler dökülür dudaklarından.
&#8220;Ölme ihtimalim çok fazla&#8230; Ben bir pusula [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span><span style="FONT-WEIGHT: bold">Kocadere köyünde büyük bi sargı yeri kuruluyor. Kimi Urfalı , kimi Bosnalı , Kimi Adıyamanlı, Kimi Gürünlü, Kimi Halepli çok sayıda yaralı<br />
getiriliyor&#8230;</p>
<p>Bunlardan biri Lapsekinin Beybaş Köyündendir ve yarası oldukça ağırdır.Zor<br />
nefes alıp vermektedir.Alçalıp yükselen göğsünü biraz daha tutabilmek için<br />
komutanının elbisesine yapışır.Nefes alıp<br />
vermesi oldukça zorlaşır ama tane tane kelimeler dökülür dudaklarından.<br />
&#8220;Ölme ihtimalim çok fazla&#8230; Ben bir pusula yazdım&#8230;Arkadaşıma<br />
ulaştırın&#8230;&#8221;</p>
<p>Tekrar derin nefes alıp, defalarca yutkunur:</p>
<p>&#8220;Ben&#8230;Ben köylüm Lapseki&#8217;li İbrahim Onbaşından 1 Mecit borç<br />
aldıydım&#8230;Kendisini göremedim.Belki ölürüm.Ölürsem söyleyin hakkını helal<br />
etsin&#8221;</p>
<p>&#8220;Sen merak<br />
etme evladım&#8221; der Komutanı, kanıyla kırmızıya boyanmış alnını eliyle<br />
okşar.</p>
<p>Ve az sonra komutanının kollarında şehit olur ve son sözüde<br />
&#8220;söyleyin hakkını helal etsin&#8221; olur&#8230;</p>
<p>Aradan fazla zaman geçmez. Oraya sürekli yaralılar getiriliyor. Bunlardan<br />
çoğu daha sargı yerine ulaştırılmadan şehit düşüyor. Şehitlerin üzerinden<br />
çıkan eşyalar, künyeler komutana ulaştırılıyor. İşte yine bir künye ve yine<br />
bir pusula.Komutan göz yaşlarını silmeye daha fırsat bulamamıştır.Pusulayı<br />
açar, hıçkırarak okur ve olduğu yere yığılır kalır. Ellerini yüzüne kapatır,<br />
ne titremesine nede göz yaşlarına engel olamaz&#8230;</p>
<p>&gt;PUSULADAKİ NOT:</p>
<p>&#8220;Ben Beybaş Köyünden arkadaşım Halil&#8217;e 1 mecit borç verdiydim. Kendisi beni<br />
göremedi.Biraz sonra taarruza kalkacağız.Belki ben<br />
dönemem.Arkadaşıma söyleyin ben hakkımı helal ettim.&#8221;</span><br />
</span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafesevda.com/2009/12/02/canakkaleden-bir-hikaye/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Neyi, niye Öğrenmeliyim?</title>
		<link>http://www.cafesevda.com/2009/10/21/neyi-niye-ogrenmeliyim/</link>
		<comments>http://www.cafesevda.com/2009/10/21/neyi-niye-ogrenmeliyim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 21 Oct 2009 20:22:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dostluk hikayeleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.cafesevda.com/?p=179</guid>
		<description><![CDATA[ içimdeki çocuğun sesiyle&#8230; Küçüklüğümden beri, matematik öğretmenim bana sayıları kullanarak nasıl para kazanacağımı öğretti. Kimya öğretmenimse çamaşır suyu ile tuz ruhunu karıştırırsam zehirlenebileceğimi söyledi. Fizik öğretmenim de, yerçekimi kanununun olduğunu, buna göre dengede kalabilmem için ayaklarımın daima yere basması gerektiğini söyledi.
Rehber öğretmenim mi? Onu zaten, sadece sınavlara hazırlanırken tanıdım. O da, sınavlara çok iyi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p> içimdeki çocuğun sesiyle&#8230; Küçüklüğümden beri, matematik öğretmenim bana sayıları kullanarak nasıl para kazanacağımı öğretti. Kimya öğretmenimse çamaşır suyu ile tuz ruhunu karıştırırsam zehirlenebileceğimi söyledi. Fizik öğretmenim de, yerçekimi kanununun olduğunu, buna göre dengede kalabilmem için ayaklarımın daima yere basması gerektiğini söyledi.</p>
<p>Rehber öğretmenim mi? Onu zaten, sadece sınavlara hazırlanırken tanıdım. O da, sınavlara çok iyi hazırlanmam gerektiğini söyledi ve sınavlarda başarılı olmam için nasıl ders çalışmam gerektiğini öğretti. Bir de, mutlaka üniversiteyi kazanmak zorunda olduğumu, yoksa hayatımın zehir olabileceğini söyledi.</p>
<p>Ben hâlâ hayatı öğrenemedim. Ama ben hayatı öğrenmek istiyorum. Hayatın içinde, hayatta var olanlarla beraber olmak istiyorum.</p>
<p>Gitar kursundan tenis kortuna, oradan da, o tiyatro senin, bu sinema benim gezmek mi sizin sosyalliğiniz, hayatta var olma sevinciniz?</p>
<p>Peki, bana yardımlaşmayı kim öğretecek? Yolda gezerken, çocuklarına ekmek parası için dilenen bir annenin kucağına harçlığımdan bırakacağım küçük şeylerin büyük bir mutluluğun sebebi olabileceğini, bunun için de cebimde küçük paraların olması gerektiğini kim öğretecek?</p>
<p>Birilerine gerektiğinde yardım edebilmenin ve yine gerektiğinde birilerinden istemeden yardım görebilmenin gerçek sosyallik olduğunu kim söyleyecek?</p>
<p>Bana kuşların dilini kim öğretecek? Onlara ekmek vermeyi ve onlarla arkadaş olabilmeyi&#8230; Bir fidanın da bir çocuk gibi ilgiye ve sevgiye ihtiyacı olduğunu kim öğretecek?</p>
<p>Bana yaşlılara neden saygı duymam gerektiğini, neden annemin ve babamın benim hayatıma bu kadar karıştığını kim öğretecek?</p>
<p>Ben hayata hazırlanmak istiyorum. Ben belki de ayakkabı boyacılığı yaparak da karnımı doyurabilirim. Ama bana şefkati, sevgiyi ve bunların değerini kim öğretecek? Birilerinin yardıma ihtiyacı olduğunu, olduğunda da yardım edemesem de -insan olduğum için- en azından “vicdan” denilen şeyin azabını nasıl çekebileceğimi kim öğretecekti?</p>
<p>Öğretmenim ben sıkıldım trigonometriden, logaritmadan… Periyodik cetvelin nasıl sıralandığından bana ne! </p>
<p>Hayatın anlamını hâlâ bilmiyorsam… Ve en önemlisi, hâlâ gökkuşağının altından geçirecek hayallerim yoksa&#8230;</p>
<p>Son bir soru sorabilir miyim? Bana bir şeyler öğretiyorken, siz de bir şeyler öğrenebiliyor musunuz?<br />
Öğrendiğinizi uygulayabiliyor musunuz? </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.cafesevda.com/2009/10/21/neyi-niye-ogrenmeliyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

