AKP’den Washington’a darbe uyarısı!

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Genel, Haberler

AK Parti hükümeti, 2004 ve 2005’te Washington’u Türkiye’de darbe girişimi olabileceği konusunda iki kez uyarmış…

AK Parti hükümeti, 2004 ve 2005’te Washington’u Türkiye’de darbe girişimi olabileceği konusunda iki kez uyarmış; ancak ne hükümet, ne de ABD kaynaklarında Ergenekon davasının özünü oluşturan Ayışığı ve Sarıkız girişimleriyle ilgili somut bilgi sahibi olmadığı için herhangi bir adım atılamamış.

O dönem ABD’nin Ankara Büyükelçisi olarak görev yapan Eric Edelman, Milliyet’e darbe planlarıyla ilgili açıklamalar yaparak, “Ordudan kimse bana bu konuda konuşmadı. Ama gelseydiler ABD’nin seçilmiş hükümetlerin devrilmesi için anayasa dışı yollara başvurulmasına karşı olduğunu söylerdim.” dedi.

Edelman’la Washington’da

Dönemin en kritik tanıklarından biri olarak konuyla ilgili sessizliğini bozan Edelman “2004 kışı ve 2005 baharında AK Parti liderliğine yakın isimler birkaç defa darbe olabileceği kaygısını iletti. Ancak kaygının ötesinde ne olduğuna dair somut bir veri ya da kanıt yoktu” dedi.
ABD Elçisi, hükümet temsilcileri-ni ‘Washington’un seçilmiş hükümetin anayasa dışı yollarla devrilmesine karşı olduğu’ sözleriyle rahatlatmış.

Hükümet çevrelerinin askeri müdahale kaygıları, özellikle 2004 kışı ve 2005 ilkbaharında başlayıp Ağustos 2005’teki Yüksek Askeri Şûra toplantısı öncesinde yoğunlaşmış.
Bu zamanlama, kamuoyunda Sarıkız ve Ayışığı olarak adlandırılan ve dönemin Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur’un inisiyatifinde olduğu iddia edilen süreçle eşzamanlı.

O sıcak yıllara tanıklık eden Edelman’la, bir süre önce Washington’da Beyaz Saray’a yakın Bombay Palace isimli Hint lokantasında buluşuyoruz. Edelman akademik analizleriyle ün salmış bir diplomat.

Emekli Büyükelçi, şimdi geriye bakarak Ankara’daki görev süresinde gelişen bazı olayları Ergenekon’da ortaya çıkan yeni bilgiler ışığında yorumluyor. Geriye dönüp baktığında, hükümetin artan endişelerini Ayışığı ve Sarıkız’la ilişkilendiriyor.

Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek’e ait olduğu iddia edilen günlüklerle ortaya çıkan ve Ergenekon davasının da özünü teşkil eden bu darbe planları, 2003-2004’te Hava, Kara, Deniz ve Jandarma komutanları arasında gizli buluşmalarda gündeme gelmiş, ancak Genelkurmay Başkanı Özkök’ün uyarı ve engellemesiyle son bulmuştu.
Ergenekon iddianamesindeki bilgilere göre, 2003 sonunda devreye giren Sarıkız, 2004 Nisan’ında Annan Planı referandumuyla rafa kalktı. Ancak günlüklere göre, Eruygur daha sonra 2004’ün ikinci yarısında Ayışığı ve Yakamoz planlarını hazırlatarak, diğer kuvvet komutanlarının itirazlarına rağmen darbe ortamı yaratmak konusunda ısrarcı olmuştu.

O döneme tanıklık eden farklı ABD’li yetkililerle sohbetler, orduda bazı kademelerde AK Parti’den rahatsızlık olduğunu bildikleri, ancak dönemin Genelkurmay Başkanı Özkök’ün ordudaki kontrol gücüne güvendiklerini gösteriyor.

‘Bizim kaynaklarda yok’

Edelman’a o dönem Amerikalıların istihbari olarak planlardan ne ölçüde haberdar olduklarını soruyorum. “Bizim kaynaklarımızdan gelen bir şey yoktu” diyor.

Anladığım kadarıyla, Amerikalılar Ankara’da birçok kişi gibi o dönem binbaşı ve albaylar seviyesinde rahatsızlık ve bazı çalışmalar olduğu dedikodularını duymuş; ancak gerçekten komuta kademesinin içinde olduğu bir plan olduğuna ihtimal vermemiş. Genelkurmay Başkanı Özkök’ün liderliğine güvenmişler.

Davetlere gelmemişler

Büyükelçinin anlattıklarından en çarpıcı olanı, darbe planladığı iddia edilen kuvvet komutanlarının kendisiyle birebir görüşmekten kaçınması, Amerikan elçiliğindeki davetlere gelmemesi ve hatta bazı durumlarda ABD elçisinin özel randevu talebini geri çevirmesi.
Bu durum şaşırtıcı çünkü gerçekten darbe girişiminde olan bir grubun ilk yapmak isteyeceği şey, Washington’la sağlam bir ilişki kurmaya çalışmak olmaz mı?
ABD?elçiliği 2004’te komutanlardan gelen bu ilgisizliği 4 Temmuz Süleymaniye Çuval Skandalı’ndan kalma bir tavır olarak yorumlamış.

Ancak yeni bilgiler ışığında Edelman bu durumu kuvvet komutanlarının Genelkurmay Başkanı Özkök’ten çekinmesine; darbeyi engellemek isteyen Genelkurmay Başkanı ve İkinci Başkan Org. İlker Başbuğ’un karargâh dışı temaslar konusunda sıkı bir disiplin kurmasına yoruyor.
İlginçtir ki, Ankara’da Amerikan Elçiliği’nin kapısını çalmayan bazı kuvvet komutanları, yurtdışı seyahatlerinde, ısrarla ‘Amerikalılarla temas kurma’ girişiminde bulunmuş.
Bu bilgiyi, o dönem Ankara’da görev yapan bir başka üst düzey Avrupalı diplomat doğruluyor. Darbe planları tartışılırken kuvvet komutanları Avrupa gezilerinde Amerika’yla ‘özel kanal’ arayışına girmiş, Washington’la temas kurmak istemişler.
Ancak ABD’li yetkililerin buna yanaşmaması ve görüşmeler için Ankara’daki elçiliği adres göstermesiyle bu girişim başarısız olmuş.

Günlüklerde komutanlar arasındaki tartışmalarda ABD’nin AKP’ye yönelik tavrı eleştiriliyor, sık sık Wahington’un hükümeti desteklediği dile getiriliyor.

Bu süreçte Eruygur’la hareket eden 1. Ordu Komutanı Org. Hurşit Tolon da ABD’ye yönelik sert açıklamalarıyla öne çıkıyor.

Darbe fikri, 2004’te Kara Kuv. Ko. Org. Aytaç Yalman’ın ayrışması, 2005’teki ise Tolon, Hava Kuv. Komutanı İbrahim Fırtına ve Örnek’in emekliye ayrılmasıyla tamamen son buluyor.

Edelman “Kimse bana bu konuda konuşmadı. Gelmiş olsalardı, böyle bir hamlenin, askeri ilişkimizin kesilmesine neden olacağını söylerdim.”

Edelman, Başkan Bush’un Tayyip Erdoğan’ı 11 Eylül sonrası Washington’da görkemli bir biçimde ağırladığını hatırlatarak Türkiye’nin Bush yönetimi için ‘İslam ve demokrasinin bir arada yaşayabileceğinin’ önemli bir sembolü olduğunu hatırlatıyor.

EDELMAN ZOR DÖNEMDE ANKARA’DAYDI

2003-2005 yılları arasında Ankara’da büyükelçilik yapan Eric Edelman, belki de 1974 silah ambargosundan bu yana Türk-Amerikan ilişkilerinin en çalkantılı dönemine tanıklık etti.

Edelman’ın büyükelçiliği, 2003 Irak Savaşı sonrası Amerikan karşıtlığının ve ulusalcılığın tavan yaptığı bir döneme denk gelmişti.

Vaktinin çoğunu 1 Mart tezkeresi sonrası ikili ilişkileri toparlamak ve Türkiye’de yükselen Amerikan karşıtlığıyla mücadeleye ayırmak zorunda kalan büyükelçi, kendisi de bu dalganın hedefi oldu. ABD Başkan Yardımcısı Dick Cheney’in makamında çalışmış olması nedeniyle Türkiye’de ‘neo-con’ olarak görüldü. Daha Ankara’ya varmadan internette dolaşan ve sahte bilgiler içeren email zincirleri, antisemitik ifadelerle büyükelçiyi gittiği ülkeleri ‘bölmekle’ suçluyordu. Bush yönetiminin şahin kanadıyla özdeşleştirildiği için bir dönem Türkiye’de adeta ‘istenmeyen adam’ muamelesi gören Edelman ve ailesi, Ankara’da zor yıllar yaşadı.

Ayrılmadan önce Başbakan Erdoğan’dan altı hafta boyunca randevu alamaması, Irak Savaşı sonrası Türk-Amerikan ilişkilerinin girdiği zorlu yolun bir sembolü oldu.
Edelman 2005’te Türkiye’den ayrıldıktan sonra daha da çetrefil bir göreve, Amerika iki ayrı cephede aynı anda sıcak savaşın içindeyken, Pentagon’da iki numara koltuğuna atandı. Elçi, Barack Obama’nın seçilmesiyle ABD bürokrasisindeki bir geleneğe uyarak kendi isteğiyle Pentagon’daki görevinden ayrıldı. (Aslı Aydıntaşbaş – Milliyet)

En Güzel Bebek Resimleri

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Foto Galeri

Birbirinden En Güzel Bebek Resimleri Sadece Sitemizde . Yorumlarınızı Bekliyoruz.

bebekresimleri63bebekresimleri51bebekresimleri52bebekresimleri53bebekresimleri54bebekresimleri55bebekresimleri56bebekresimleri57bebekresimleri58bebekresimleri59bebekresimleri60bebekresimleri61bebekresimleri62bebekresimleri44bebekresimleri45bebekresimleri46bebekresimleri47bebekresimleri48bebekresimleri49bebekresimleri50

Porno filmlerinden teklif alan ünlüler

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Foto Galeri, Genel, Haberler

Porno endüstrisi, skandal ünlüleri filmlerinde oynatmak için dünya paralar teklif eder hale geldiler.Peki porno endüstrisi tarafından kendilerine teklifler yağan ünlü 10 kişi kim?

No.10 – Ashley Alexandra Dupre
alexandre-dupre
Dünya onu sadece şarkı söylediğini zannediyordu. Taa ki Şubat 2008′de ki skandal telefon kayıtları çıkana kadar. Telefon kayıtlarında eskort servisinden kız sipariş edince ortalık baya karışmıştı. Skandaldan sonra ünlü erkek dergileri Hustler, Penthouse ve porno içerik üreten Vivid şirketi ona 1 milyon dolarlık teklifte bulunmuştu. Ashley bu teklifleri geri çevirerek şarkıcılık kariyerine devam etmişti. Ama kariyerinde başarı basamaklarını çıkamayan Alexandre
Dupre’ye porno endüstrisinden halen teklifler yağıyor.

No.9 – Oksana Grigorieva
oksana
Mel Gibson’un karısından boşanma olaylarının arkasındaki kahraman Rus Oksana Grigorieva önce hamile olduğunu açıkladı. Ve daha sonrada X-Men Origins filmininde galasına beraber gelince tüm basının adeta gözdesi oldu. Yakında porno şirketlerinin garip tekliflerinin ona yağmaya başlayacağı etrafta konuşuluyor.

No.8 – Samantha Ronson
samantha-ronson
DJ’lik ve şarkı sözü yazarlığı ile ünlenen varlıklı bir ailenin çocuğu Samantha Ronson’ı dünya Lindsay Lohan’la kolkola gezerken onu tanımıştı. Biranda dünyanın en ünlü lezbiyenlerinden biri haline gelen Samantha, Lohan tarafından terkedildiği şu günlerde hemen onunla görüşmek için kuyruklar oluşturan porno şirketleri sıraya girdi.

No.7 – Daisy de la Hoya
daisy-dela-hoya
Rock of Love yarışmasının en çılgın yarışmacılarından Daisy de la Hoya yarışma sonunda filmde oynama ödülünü kaptı. Ünlü rockçı Dave Navarro ile çıkan, Daisy televizyonda flört şovunu yapıyor. Porno sektöründen teklif alması hiç şaşırtıcı olmasa gerek.

No.6 – Cynthia Horvath
cynthia-horvarth
Warner Hristiyan Okulunda öğretmenlik yapan Cynthia Horvarth 17 yaşındaki öğrencisiyle yaşadığı cinsel ilişki sonucu yakalanıp 7 yıl hapse mahkum olmuştu. Davası düşen öğretmen 1 sene sonra internette 16 yaşındaki bir çocukla konuşurken yakalanmıştı. Bu suçlamalar sonrası muhtemel konulu bir porno filmde rol için teklif aldığı gerçek.

No.5 – Rielle Hunter
rielle-hunter
Aktris ve film yapımcısı Rielle Hunter John Edwards ile ortaya çıkan video’ları ile gündeme gelmişti.Edwards’tan bir çocuk doğurduğunu açıklayan Rielle intikam almak için porno filmde oynayacağı konuşuluyor

No.4 – Elizabeth Edwards
elizabeth-edwards
Rielle Hunter’ın kocasının çalmasından deliye dönen Elizabeth Edwards, bir misilleme yapıp Rielle’nin porno filmde oynayacağı haberleri üstüne onunda teklifler aldığı doğrulandı. Oynar mı bilinmez ama bu kapışma birsüre daha sürecek gibi gözüküyor.

No.3 – Deanna Hummel
deanna-hummel
Jon & Kate ve artı 8 programında oynayan Deanna Hummel’e çoklu bir porno film senaryosu yollandığı etrafta dolaşan dedikodular arasında.

No.2 – Cassie
cassie
Puff Diddy’nin sevgilisi olan Cassie’nin internete sızan çıplak fotoğrafları ABD’yi sallamıştı. Bilgisayarından gizlice çalınan fotoğraflarını kimin yaydığı bulunamadı ama porno endüstrisinden Rihanna ile birlikte oynayacakları bir film çekilmesi konusunda yoğun teklifler geliyor.

No.1 – Bristol Palin
bristol-palin
Cumhuriyetçi Sarah Palin’in 17 yaşında hamile kalan kızı Bristol Palin annesinin neredeyse kariyerini bitiriyordu. Yasak aşkın öğrenilmesi üzerine porno endüstrisi yığınla teklif yolladı.

23 bin iş için eleman yok

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Genel, Haberler

Türkiye İş Kurumu’nun araştırmasına göre Türkiye’de toplam istihdam, bir yıl sonra binde iki 2 oranında azalacak.

İstihdam sorununa karşın 23 bin 126 iş için çalışacak kişi bulunamıyor.

Türkiye İş Kurumu (İŞKUR), iş gücü piyasasındaki mevcut durumu ve değişmeleri tespit ederek, bunların iş gücü ihtiyacı üzerindeki etkilerini ortaya koymak amacıyla 2009 yılı 1. Dönem ‘İşgücü Piyasası Araştırması’ gerçekleştirdi.

Bu çerçevede, 17 Nisan-30 Mayıs 2009 tarihleri arasında Türkiye’de 81 ilde tüm kamu ve özel işyerlerinde ‘İşgücü Piyasası Bilgileri Anketi’ uygulaması yapıldı.Anketi Türkiye genelinde toplam 275 bin 99 işyeri doldurdu. Söz konusu işyerlerinde toplam 4 milyon 872 bin 408 kişinin çalıştığı tespit edildi.

İŞKUR tarafından yayımlanan araştırma sonuç raporuna göre, Türkiye’de toplam istihdamın bir yıl sonra yüzde 0,02 oranında azalacağı öngörülüyor.Anketin yapıldığı dönemde 23 bin 126 açık iş tespit edildi. En fazla açık iş beden işçisi olarak belirlendi.

ÇALIŞANLARIN SADECE YÜZDE 24′Ü KADIN

Rapora göre, çalışanların yüzde 76’sını erkekler, yüzde 24′ünü de kadınlar oluşturuyor. Kadınların yüzde 14,9′u tekstil ve tekstil ürünleri imalatı sektöründe çalışıyor.Toplam çalışanlar içerisinde sadece sağlık işleri ve sosyal hizmetler sektöründe çalışan kadın sayısı erkek sayısından fazla bulunuyor.

Erkek çalışanlar genel beden işçisi, temizlik beden işçisi, satış elemanı, inşaat beden işçisi, büro memuru, güvenlik görevlisi, temizlik görevlisi, bankacılık, yük şoförü ve garson mesleklerinde yoğunlaşıyor.

Kadınların en fazla çalıştığı meslekler ise genel beden işçisi, bankacılık, büro, satış elemanı, temizlik işçisi, temizlik görevlisi, sekreter, öğretmen, el ve makine dikişçisi ve konfeksiyon işçisi olarak sıralanıyor.

EN FAZLA AÇIK BULUNAN İŞLER

Araştırmaya göre, mevcut açık işlere bakıldığında genel beden işçisi, yolcu taşıma şoförü, makineci (dikiş), satış elemanı, garson, dikiş makinesi operatörü (kumaş), bilgi işlem destek uzmanı, inşaat işçisi, güvenlik görevlisi ve temizlik görevlisi işleri öne çıkıyor.Acil tıp uzmanı, turizm elemanı, bankacılık meslek elemanı, hemşire, kasap, sekreter, diğer tıp doktorları, TIR şoförü gibi işler de de önemli miktarlarda açık bulunuyor.

Açık bulunan meslekler ile temininde güçlük çekilen meslekler arasında paralellik görülürken, temininde güçlük çekilen ilk 10 meslek ‘beden işçisi (genel), şoför (yolcu taşıma), makineci (dikiş), şoför (yük taşıma), güvenlik görevlisi, satış elemanı, hemşire, dikiş makinesi operatörü, garson ve temizlik görevlisi’ olarak sıralanıyor.Önümüzdeki dönemde istihdamda en çok artış beklenen meslekler; konfeksiyon işçisi, kasiyer, güvenlik görevlisi, dikiş makinesi operatörü ve telefon santral operatörlüğü olarak belirlenirken, toplam istihdamda en fazla azalış beklenen meslekler; turizm otelcilik elemanı, beden işçisi, turizm ve otel işletmeciliği elemanı ve temizlik elemanı meslekleri oldu.

Araştırmanın sonuç bölümünde, aktif istihdam politikalarında, işgücü ihtiyacı duyulan ve temininde güçlük çekilen mesleklere yöneltilmesi gerektiği belirtildi ve şu önerilerde bulunuldu: ‘İşgücü ihtiyacı duyulan mesleklerde mesleki eğitim kursları açılması ve bu kurslarda işgücü piyasasının aradığı nitelik ve becerilere yönelik eğitim verilmelidir. İş ve meslek danışmanlığı faaliyetleri ile işsizler ve öğrenciler işgücü piyasasının eleman ihtiyacı duyduğu mesleklere yönlendirilmelidir. İstihdamdan kopacak işgücü de önceden göz önüne alınıp gerekli önlemler alınmalıdır.’

Newsweek’ten Türkiye analizi

30 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Genel, Haberler

Amerikan dergisi Newsweek’te yayımlanan bir analizde, ”Irak savaşının gerçek galibinin Türkiye olduğu” savunuldu.

WASHINGTON (A.A) -Amerikan dergisi Newsweek’te yayımlanan bir analizde, ”Irak savaşının gerçek galibinin Türkiye olduğu” savunuldu.

Derginin, Owen Matthews ve Christopher Dickey tarafından kaleme alınan, ”Türklerin Zaferi” başlıklı analizinde, ”ABD’nin 2003 yılında Irak’ı işgalinin, dünyadaki tek süper gücün bölgede düzen empoze etme yolundaki son gayreti olarak görülebileceği, ancak bunun sonucunda bir güç boşluğu, komşularıyla rekabet edemeyecek zayıflıkta bir Irak ve tüm bölgenin istikrarını tehdit edici bir durumun ortaya çıktığı” görüşü dile getirildi.

”Türkiye’nin, topraklarından Amerikan askerlerinin geçmesine bile izin vermeyerek, bu savaşın içinde yer almamak için elinden geleni yaptığına” dikkati çekilen yazıda, ”Buna rağmen, birçok gözlemcinin aksine, savaşın gerçek galibi olarak İran’ın değil, Türkiye’nin adı ortaya çıkmakta” ifadesi kullanıldı.

-”BÖLGESEL ETKİDE TÜRKİYE RAKİPSİZ”-

Ekonomik alanda, Türkiye’nin, Irak’ın en büyük ticari ortağı olmada İran ile baş başa gittiği, birçok Amerikan firmasının ise ”çaresizce kenarda durduğu” görüşüne yer verilen yazıda, bölgesel etki bağlamında da Türkiye’nin ”rakipsiz” olduğu belirtildi.

-”TÜRKİYE’NİN YENİ DURUŞU”-

”Türkiye’nin bölgedeki yeni duruşunun, onu, boyun eğen bir araç ya da vekil olmaktan çok, Washington için çok daha değerli bir güç haline dönüştürme fırsatını içinde barındırdığı” belirtilen yazıda, ”Türklerin, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun deyişiyle, ‘bölgenin sorunlarını çözecek bir ortak’ olmaya çalıştığı, özellikle AK Parti’nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana ülkenin, bu pozisyonu üstlenecek ekonomik, siyasi güce ve askeri varlığa sahip olduğu” dile getirildi.

Yazıda, ”Türk ekonomisinin son 10 yılda iki kattan fazla artmasıyla, ülkenin ‘durgunluktan çıkarak, bölgedeki etkin güç haline dönüştüğü’, Ankara’nın Rusya, Irak ve İran ile ticaretini geliştirdiği, Kürt nüfusla tarihi bir anlaşmanın eşiğinde olduğu ve Suriye, İran ve Ermenistan gibi komşularıyla ilişkilerini geliştirmekte olduğuna” değinildi.

-”TERCİH EDİLEN ARABULUCU OLARAK TÜRKİYE”-

Yazıda, ”yeni duruşun Ankara’nın etkisini daha da artırdığına” işaret edilerek, ”Türklerin, sorunlarla dolu coğrafyanın tercih edilen arabulucusu olduğu”, “aynı şeyin, iç çekişmelerle boğuşan ve Arap dünyasının birçoğunca sevilmekten çok uzak olan İran için söylenmesinin ise çok zor olduğu” görüşüne yer verildi.

İskender Büyük Diziden Çıkarıldı!

29 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Genel, Haberler

rtlar Vadisi Pusu dizisinin fenomene dönüşen karakteri İskender Büyük diziden çıkarıldı..

Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin fenomene dönüşen karakteri İskender Büyük’ün filmi Kurtlar Vadisi Gladio, 20 Kasım’da gösterime girdi. Türkiye’nin yakın siyasi geçmişine ışık tutan filmin başrolünü oynayan Musa Uzunlar, bu nedenle yaklaşık bir ay dizinin kadrosundan çıkarıldı.

Filmin yapım şirketi Pana Film İskender Büyük’ün filmi vizyondayken aynı karakterin dizide olmasını istemedi ve bu nedenle İskender’e sahne yazılmayacağını açıkladı.

Geçen yıl dizinin sevilen karakteri Muro’dan yola çıkılarak Muro-Lanet Olsun İçimdeki İnsan Sevgisine filmi gösterimdeyken de karakteri ete kemiğe büründüren Üstündağ, diziye bir süre veda etmişti.

Milliyet

Yazık! Çok yazık: 1-3

29 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Genel, Haberler

Turkcell Süper Lig’de 14. haftada günün tek maçında Fenerbahçemiz, Kasımpaşa’ya 3-1 mağlup oldu!

Turkcell Süper Lig’de 14. hafta maçında Fenerbahçemiz sahasında Kasımpaşa’yı konuk etti. Cezamız sebebiyle seyircisiz oynanan karşılaşmayı 3-1 kaybettik. Fenerbahçemiz’in tek golü 5. dakikada Güiza’dan gelirken, Kasımpaşa’yı galibiyete taşıyan goller 1. dakikada Gökhan Güleç, 48. dakikada Cenk İşler ve 81. dakikada Şahin’den geldi.

Ezeli rakibimiz Galatasaray’ın da iki haftadır puan kaybettiği dönemde, bizim de puanları rakiplerimize hediye etmemiz sonucunda alttaki takımlarla puan farkını açma şansını elimizle ittik. UEFA Avrupa Ligi’nde Twente karşısında da aynı manzarayı görmek istemiyoruz!

Bu talihsiz mağlubiyetin ardından ligde 31 puanda kaldık ve liderliğimizi sürdürmeye devam ettik.

DAUM’DAN ŞAŞIRTAN KADRO

Fenerbahçe Teknik Direktörü Christoph Daum, Turkcell Süper Lig’de Kasımpaşa ile yaptıkları seyircisiz maçta, iki forvet oyuncusu Güiza ve Semih’e ilk 11′de yer verdi. Son haftalarda forvette görev alan Kazım’ın cezası nedeniyle kadroya giremediği maçta Semih’e şans tanıyan Alman çalıştırıcı, sakatlığı geçen Güiza’yı da ilk 11′e aldı.

Takımını genelde tek forvet düzeninde sahaya süren Christoph Daum, cezalı ve sakat futbolcuların yokluğunda kadro değişiminde çift forvet oyuncusuna yöneldi.

SELÇUK İLK KEZ 11′DE

Sarı-lacivertli ekipte, Beşiktaş maçında sakatlanan Emre’nin yerine orta alanda Cristian’ın yanında Selçuk’a görev verilirken, bu futbolcu bu sezon ligde ilk kez 11 kişilik kadroya alındı. Ligde bu sezon 7 lig maçında ikinci yarılarda görev alan Selçuk, sakatlıklar nedeniyle Kasımpaşa maçında 11′de şans buldu.

Fenerbahçe’de cezalı Bilica ve Kazım ile Emre’nin yanı sıra sakatlığı bulunan Dos Santos da maç kadrosunda yer almadı. Sakatlığının ardından antrenmanlarda kendisini gösteren Deivid, Kasımpaşa maçının 18 kişilik kadrosuna dahil oldu.

201

VOLKAN NE YAPTIN?

Karşılaşmada henüz 1. dakika bile dolmamıştı ki, Volkan Demirel’in yaptığı basit hata sonucu 1-0 geriye düştük. 53. saniyede Cenk’in ceza alanı içinde etkisiz vuruşunda, topu kaleci Volkan Demirel direğin dibinde tutmaya çalışırken elinden kaçırınca o bölgedeki Gökhan, fırsatı değerlendirerek meşin yuvarlağı filelere gönderdi: 0-1

OKÇU SAHNEYE ÇIKTI!

Yenik duruma düştükten sonra ataklarımızı sıklaştırdık ve Daniel Güiza’nın ayağından eşitliği sağladık. 5. dakikada Semih’in pasıyla rakibiyle ikili mücadeleye giren Mehmet’in kazandırdığı topla ceza alanı önünde buluşan Güiza’nın yerden vuruşunda, meşin yuvarlak filelere gitti: 1-1

MEHMET TOPUZ VE LUGANO ÇOK KAÇIRDI

Fenerbahçemiz beraberlik golünden sonra da arka arkaya ataklar geliştirse de, son vuruşlarda başarısız oldu. Duran top organizasyonlarında Lugano’nun kafa vuruşları isabetsiz giderken; Mehmet Topuz’un kaleyi uzaktan yoklayan şutları ise bir türlü fileleri göremedi. Savunmamızın da zaman zaman açık verdiği ilk 45 dakika 1-1 beraberlikle sona erdi.

DAUM’DAN İLK MÜDAHALE

Teknik direktörümüz Christoph Daum, ikinci yarının hemen başında ilk değişikliğini yaptı. Mehmet Topuz kenara gelirken, onun yerine Özer Hurmacı girdi. Mehmet gibi Özer de sol açıkta görev yaptı.

200

YİNE BASİT HATA! TOP AĞLARIMIZDA

Kendi yarı alanından Ergün ile uzun çıkan Kasımpaşa’da Cenk bir anda savunmanın arkasına sarktı. Lugano’nun ofsaytı bozduğu pozisyonda Cenk kaleci Volkan ile karşı karşıya kaldı. Ceza alanı sol iç bölgesinden yaptığı plase vuruşu Volkan’ın solundan ağlarla buluştu ve yeniden geri duruma düştük: 1-2

VEDERSON VE DEİVİD OYUNDA

2-1 yenik duruma düştükten sonra, rakip kalede yine müsait gol pozisyolarına girmemize rağmen son vuruşlarda istediğimizi yapamadık. Özellikle Özer Hurmacı’nın arapasları ile Kasımpaşa’ya karşı gol aradık ama sonuç çıkartamadık. Daum da bunun üzerine iki değişiklik daha yaptı. 72. dakikada Vederson ve Deivid oyuna dahil oldu. Roberto Carlos ve Selçuk kenara geldi.

MAÇTAN KOPTUK

Kasımpaşa 81. dakikada sağ kanattan atak geliştirdi. Kaleye paralel yapılan ortayı savunmamız ve Volkan seyredince, Şahin’e sadece dokunmak kaldı ve top ağlarımıza gitti: 1-3

MAÇTAN DAKİKALAR (İLK YARI)

1. dakikada Kasımpaşa 1-0 öne geçti. 53. saniyede Cenk’in ceza alanı içinde etkisiz vuruşunda, topu kaleci Volkan Demirel direğin dibinde tutmaya çalışırken elinden kaçırınca o bölgedeki Gökhan, fırsatı değerlendirerek meşin yuvarlağı filelere gönderdi.
5. dakikada Semih’in pasıyla rakibiyle ikili mücadeleye giren Mehmet’in kazandırdığı topla ceza alanı önünde buluşan Güiza’nın yerden vuruşunda, meşin yuvarlak filelere gitti: 1-1
13. dakikada Mehmet’in ceza alanın dışından yerden sert şutunda, meşin yuvarlak savunmaya da çarparak direğin yanından az farkla auta çıktı.
16. dakikada Mehmet, yine ceza alanı dışından sert vurdu, ancak top kaleci Tolga’da kaldı.
16. dakikada Kasımpaşa, Gökhan ile önemli bir fırsatı değerlendiremedi. Atılan uzun topla savunmanın arkasında buluşan Gökhan, ceza alanı ön çizgisine kadar çıkan kaleci Volkan Demirel ile karşı karşıya geldi. Topu sağa doğru çekerek Volkan’ı geçen Gökhan’ın çaprazdan vuruşunda, meşin yuvarlak yan ağlarda kaldı.
21. dakikada Keller’in ceza alanı içine ortasında kale önünde Cenk topa dokunamayıp önemli bir pozisyonu değerlendiremedi.
35. dakikada Moritz’in pasıyla kalenin sağ çaprazında topla buluşan Gökhan’ın artistik vuruşunda dönen topu aynı futbolcu ikinci kez kaleye gönderdi. Volkan’ın elinden seken top, Önder’in karnına çarparak kornere çıktı.
Kaynak: Fenerbahce.com

Babutsa – Yanayim Yanayim

28 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Video Klipler

Babutsa Yanayım Yanayım Şarki Sözü

Bir anlasan bir dinlesen
Seni deli gibi sevdiğimi bir bilsen
Bir sevdalı bir değilsen
Bana ne çileler çektirdi bir görsen

Yanayım yanayım o kırmızı dudağından bir öpücük alayım
Sarayım sarayım kollarımda sarayım
Sen iste yeterki senin kulun kölen olayım
Ahhh yaktın sen beni ahh yıktın sen beni

Yanayım yanayım o kırmızı dudağından bir öpücük alayım
Sarayım sarayım kollarımda sarayım
Sen iste yeterki senin kulun kölen olayım
Bir ağlasan birde gülsen

Senin için dünyayı yakarım bir bilsen
Bir tövbeli bir değilsen
Bana ne çileler çektirdin bi bilsen
Yanayım yanayım o kırmızı dudağından bir öpücük alayım

Sarayım sarayım kollarımda sarayım
Sen iste yeterki senin kulun kölen olayım
Ahhh yaktın sen beni ahh yıktın sen beni
Yanayım yanayım o kırmızı dudağından bir öpücük alayım

Sarayım sarayım kollarımda sarayım
Sen iste yeterki senin kulun kölen olayım
Sen iste yeterki senin kulun kölen olayım

70′lik Mehmetçik şafağı göremedi

28 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Genel, Haberler

Çankırı Hizmet ve Muhafız Bölük Komutanlığı’nda vatanı görevini yapan Türkiye’nin en yaşlı askeri, 70 yaşındaki Jandarma Er Ahmet Vatansever, teskeresine 3 ay kala solunum yetmezliği sonucu yaşamını kaybetti.

Adrese kayıt sistemine geçildiğinde askerlik yapmadığı ortaya çıkan ve bunun üzerine askere alınan emekli terzi olan Ahmet Vatansever, 70 yaşında gerçekleştirdiği vatani görevi sırasında yaşamını kaybetti. Solunum yetmezliği sonucu öldüğü öğrenilen Vatansever’in naşı cenazesi Yalova Merkez Camii’nde kılınan öğle namazının ardından askeri bir törenle Şehir Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Ahmet Vatansever’in kızı Hülya Coşgün, babasının 88/4 tertip olarak vatanı görevini yaptığını ifade ederek, “Yıllarca askere gitmek istemişti. Fakat bazı evrakların eksikliğinden dolayı bu 70 yaşında gerçekleşti. Yaş haddini geçtiği için isterse askerlik yapmaya bilirdi fakat o bunu çok istedi. Teskeresine 3 ay kala solunum yetmezliği sonucu yaşamını yitirdi.”

Babasıyla askerdeyken sıklıkla görüştüğünü dile getiren Coşgün, “O askerliği severek yapıyordu. Defalarca söylemimize rağmen gelmek istememişti. Çok mutlu olduğunu söylüyordu. Askerdeyken en yaşlı asker olduğu için ödül almıştı” dedi.

2 çocuğu ve 4 torunu olan Ahmet Vatansever’in torunlarından Sevda Coşgün ise, dedesinin askerlik yaptığı yerde çok sevildiğini belirterek, “70 yaşında büyük bir hevesle askerlik yapıyordu. Teskeresine 3 ay kala kendisini kaybettik” diye konuştu.

İHA

20 bin kişiye iş imkanı

28 Kasım 2009 Yazan admin  
Kategori Genel, Haberler

Birleşmiş Markalar Derneği Başkanı Ekrem Akyiğit açıkladı: Aralık ayında markalarımız 20 binden fazla ek eleman istihdam edecek…

Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Ekrem Akyiğit, önümüzdeki bayram ve yılbaşı döneminde, satışlarda beklenen canlanmaya paralel olarak, markaların istihdamlarında bir hareketlenmenin kaçınılmaz olduğunu belirterek, “Aralık ayında markalarımızın 20 binden fazla ek eleman istihdam edeceğini tahmin etmekteyiz” dedi.

Soruları yanıtlayan Akyiğit, Kurban Bayramı ve yılbaşının arka arkaya olmasının sektörde istihdama katkı sağlayacağını söyledi.

Perakende sektörünün diğer sektörlerden çok daha başarılı bir performans yakalayabildiğini, gıda dışı perakendedeki çalışan sayısında 2008 yılının Ekim ayına göre 2009 Ekim sonunda yıllık yüzde 2 artış yaşandığını ifade eden Akyiğit, Türkiye genelindeki yüzde 13,5 civarındaki işsizlik oranı dikkate alındığında bunun organize perakende için bir başarı olduğunu vurguladı.

Akyiğit, “Diğer yandan, hazır giyim sektörünün Ekim 2008’e göre Ekim 2009’da sağladığı yıllık yüzde 5 oranındaki istihdam artışı ise ayrıca dikkati çekicidir. Krizin en başında markalarımızın ifade ettikleri ’kimsenin işini kaybetmemesi için önlem alınacağına’ dair söylem gerçekleşmiştir” dedi. Ekrem Akyiğit, şöyle devam etti: “Önümüzdeki bayram ve yılbaşı döneminde de, satışlarda beklenen canlanmaya paralel olarak, markalarımızın istihdamlarında bir hareketlenme kaçınılmazdır. Her marka, yıllık büyüme strateji planları içinde ihtiyaç duyduğu kadar eleman istihdam edecektir. Markalar, özellikle bu dönemde, satış temsilcisi, kasiyer, alan sorumlusu, reyon şefi, görsel uzmanı, depo sorumlusu ve hizmetli kadroları gibi çok değişik alanlarda istihdama ihtiyaç duymaktadırlar.

Aralık ayında markalarımızın 20 binden fazla ek eleman istihdam edeceğini tahmin etmekteyiz. Bayram süresince alışveriş merkezi (AVM) ve cadde mağazalarında çalışacak bu elemanların dörtte bire yakın bölümünün, performansları iyiyse ve çalışmaya devam etmeyi düşünüyorlarsa, bayramdan sonra hem mevcut hem de yeni açılacak mağazalarda istihdamının sağlanacağını tahmin etmekteyiz.

İstihdam hakkında bu düşüncelerimizin dayandığı temel gerekçe 2010-2012 yılları arasında Türkiye’de açılması öngörülen ve BMD üyelerinin mağaza açma kararı verebilecekleri 100’den fazla AVM’nin istihdama çok olumlu etkilerde bulunacak olmasıdır.” Yeni AVM’lerde önümüzdeki dönemde 10 binden fazla mağaza açılacağını söyleyen Akyiğit, bu AVM’lerde 100 binden fazla kişiye yeni iş olanağı da yaratılmış olacağını anlattı.

“BMD ÜYELERİ 2 BİN 500 YENİ MAĞAZA AÇACAK”

BMD üyeleri, 2008’de yaklaşık 160 bin kişiye istihdam sağlarken bu rakamın 2009’un sonuna yaklaşılan bugünlerde 170 bin kişiye ulaştığını bildiren Akyiğit, 10 bin yeni mağazadan 2 bin 500’ünün BMD markaları tarafından cadde ve AVM’lerde açılacağını, böylece BMD üyelerinin istihdam sayısını 190 ila 200 bine çıkaracaklarını tahmin ettiklerini belirtti.

Akyiğit, “BMD üyelerinin açacağı bu yeni 2 bin 500 mağazanın yıllık ciro beklentisi ise 2 milyar liranın üzerindedir. BMD üyelerinin cirolarının, 2010 yılında açılacak olan yeni mağazalarda sağlanacak ciro artışıyla beraber, 2010 yılında toplamda yüzde 10 oranında artacağını ve 30 milyar liraya yaklaşacağını tahmin etmekteyiz” dedi.

İstihdama verdikleri önemi AVM’lerle ortak bir çalışma grubu oluşturup sosyal bir sorumluluk projesi kapsamında yürüterek göstereceklerini vurgulayan Akyiğit, “BMD olarak, gelişmiş ve gelişmekte olan illerde yeni açılacak AVM”erde bir platform oluşturarak, tüm markaların ve açılan AVM’nin ihtiyacı olan elemanı marka, hizmet ve perakende konularında eğitme planımız bulunmaktadır. Gençlere tavsiyemiz şudur; perakende sektörünü takip edin, geleceğin sektörleri arasında markalı perakende ve hizmet sektörü her anlamda çok popüler olacaktır” diye konuştu.

“2010 YILINI İYİMSER BİR BAKIŞ AÇISIYLA DEĞERLENDİRİYORUZ”

Perakende sektörü olarak 2010 yılını iyimser bir bakış açısıyla değerlendirdiklerini ifade eden Akyiğit, bu iyimserliğin önemli bir gerekçesini 2009’un son günlerinde çok olumlu işaretler göreceklerine dair beklentilerin oluşturduğunu kaydetti.

“Kasım sonunda bayram alışverişi, aralık ayında da olağan yeni yıl alışverişi, perakende sektöründeki yıl sonu satışlarında çok önemli bir artışı beraberinde getirecektir” diyen Akyiğit, 2008 yılı Aralık ayında, 2008 Kasım ayına göre gıda dışı perakende cirolarında yüzde 20 oranında bir artışı yakaladıklarına dikkati çekerek şunları belirtti: “Bu yıl da, 2008 yılının kriz koşullarından biraz daha iyi koşullar olmakla beraber, kasım ayına göre aralık ayında yine en azından yüzde 20’lik bir ciro artışı yakalayacağımızı düşünüyoruz. Yıllık bazda ise, yani Aralık 2008’e göre Aralık 2009’da, tahminimizce yıllık yüzde 12’ye varan bir artışı yakalamak söz konusu olabilecek. Böylece, BMD üyeleri 2008 yılında gerçekleştirdikleri 24 milyar lira tutarındaki cirolarını, 2009 yılında yaklaşık 27 milyar liraya çıkartacak.”

YURT DIŞI PAZAR ARAŞTIRMALARI

BMD’nin 2009 yılındaki önemli bir faaliyet alanının da yurt dışı pazar araştırmaları ve AVM projeleri ziyareti olduğunu anlatan Akyiğit, bu çalışmaların, 2010 yılında da süreceğini, BMD üyelerinin, yalnız Türkiye’de değil yurt dışında da mağazalaşma yoluyla, “Made in Turkey” marka etiketli ürünleriyle, kendi markasını yurt dışına taşıyarak, ekonominin yeni bir itici gücü haline geleceğini belirtti.

Ekrem Akyiğit, “Türkiye artık sadece fason ürünlerin üretildiği değil, marka mağazacılık ürünleri ihracatıyla da gelir elde eden bir ülke konumunda olacaktır. Güven ve istikrarın olduğu bir ortamda, markaların ekonomiye sağladığı katkılar yeni projeler ve yeni pazarlar aracılığıyla daha da artacaktır” dedi.

Sonraki yazılar »


Sitemizde bulunan bazi icerikler cesitli sitelerden derlenerek yayinlanmaktadir.Hak sahipleri itirazi uzerine yayindan kaldiralacaktir.

ݬeti?t; style=

chat siteleri yatakta sevişmek yatakta sevişmek